Men-E-Men Stüdyo’da ikinci sezonun yirmiyedinci bölümünde uzun bir aradan sonra bizim için özel bir başka konuğu ağırladık.
Cem Nadiran ya da daha bilinen ismiyle DJ. Funky “C”
Men-E-Men Stüdyo’da ikinci sezonun yirmiyedinci bölümünde uzun bir aradan sonra bizim için özel bir başka konuğu ağırladık.
Cem Nadiran ya da daha bilinen ismiyle DJ. Funky “C”
Men-E-Men Stüdyo’da ikinci sezonun yirmiyedinci bölümünde uzun bir aradan sonra bizim için özel bir başka konuğu ağırladık.
Cem Nadiran ya da daha bilinen ismiyle DJ. Funky “C”
90’lardan beri hayatımızda olan, ismini hepimizin bildiği, sesini herkesin tanıdığı bir isim.
Bir insanın müziği ve DJ’liği ne kadar sevebileceğini anlamak için onu biraz dinlemeniz yeterli. Funky ile (biz ona “Funky” diye hitap ediyoruz 😊) sadece müzik konuşmadık tabii.
Çocukluğunu, ailesini, New York’ta yaşadığı günleri, gencecik bir yaşta baba olmasını, kızını, 30 yıllık meslek hayatına nasıl başladığını, Power FM yıllarını büyük açık yüreklilikle paylaştı. Hikayesinin satır aralarında Türkiye Rap ve Dance müzik tarihininin önemli dönemeçleri de yer alıyor.
Müzik, neredeyse her cümlesinin içinde geçiyor doğal olarak. Genç DJ’lere ve DJ adaylarına bir ders niteliğinde adeta.
Ve haftanın istek parçası… Tabii ki bu hafta konuğumuz Funky ne derse o. 😊
Men-E-Men Podcast ikinci sezonun yirmialtıncı bölümü 1 Nisan 2021 Perşembe günü kaydedildi. Yeni ay, yeni başlangıçlar diyerek kendi aramızda bir test yaptık. Bakalım büyük ödülü kazanan var mı? 😊
Men-E-Men Podcast ikinci sezon, yirmibeşinci bölümümüz için mikrofonlarımızı açtık. İki bölümdür devam eden NFT, non-fungible token konusunda güncellemelere bu hafta da yer verdik.
Men-E-Men Podcast ikinci sezon, yirmibeşinci bölümümüz için mikrofonlarımızı açtık. İki bölümdür devam eden NFT, non-fungible token konusunda güncellemelere bu hafta da yer verdik.
Üstünden zaman geçmiş olsa da farklı bir gözden Grammy’leri biraz daha detaylandırdık.
Uluslararası Fonografik Endüstrisi Federasyonu IFPI’ın yayınladığı 2020 Dünya Müzik raporunu değerlendirdik. Müzik dünyasını kapsamlı bir şekilde ele alan rapordan öne çıkan bilgileri ve sayıları sizler için ayıkladık.
Yakından bildiğiniz üzere, bir ayağımız 90’lara basıyor. Bu sebeple kaydımızın sonunda bize ilginç gelen bir belgeseli konuştuk. “Kid 90” adında bir belgesel… Film ve televizyon endüstrisinde çocuk oyuncu olmanın, kameraların önünde büyümenin, ergenlik yıllarını geçirmiş olmanın neler getirip neler götürebileceğini konuştuk bu belgeselden çıkışla.
Ve tabii ki, istek parçası… Bu hafta biraz sertleştik. Parçayı seçme kriterimiz tamamen kişisel bir hikayeyi hatırlatmış olması. 😊
Bu kayıt paylaştığımız 41. podcast bölümü oluyor, bu sebeple hemen başlangıçta küçücük bir kutlama yaptık.
Geçen bölüm itibarıyla açılan ve adeta bir Christopher Nolan filmi gibi kafamızı allak bullak eden non-fungible token yani biricik jeton 😊 başlıklı konuya devam ettik biraz. Oradan da koleksiyonerliğe geçtik.
Bu kayıt paylaştığımız 41. podcast bölümü oluyor, bu sebeple hemen başlangıçta küçücük bir kutlama yaptık.
Geçen bölüm itibarıyla açılan ve adeta bir Christopher Nolan filmi gibi kafamızı allak bullak eden non-fungible token yani biricik jeton 😊 başlıklı konuya devam ettik biraz. Oradan da koleksiyonerliğe geçtik.
NFT’ler, Christie’s müzayedeleri, geçen haftaki bölümümüzün sonundaki “kasetlerinizi atmayın, onları biriktirin, mutlaka değerlenecekler” saptamaları sebebiyle aklımıza gelen fikirleri konuştuk. Neden insanlar bir şeyler biriktirir, neden koleksiyon yapar?
Ardından, sahiplerini bulan Grammy ödüllerine değindik. Bu senenin kazananları kimler oldu, sürpriz sonuçlar var mıydı? Sanal törenin performansları nasıldı ve kimler öne çıktı?
En sonda da, açıklanan Oscar adaylarını değerlendirdik. Öne çıkan filmleri, yönetmenleri, oyuncuları konuştuktan sonra, 25 Nisan’da sahiplerine ulaştıracak ödüllerin kimlere daha yakın durduğunu değerlendirdik.
Ve tabii ki, istek parçası… Adının aksine biraz sürpriz bir parça oldu. ‘90’larda çıkan ama zamansız olan bir şarkıdan kısa bir bölüm çalarak bu kaydı bitirdik.
Bölüm ve her şey hakkında menemen@menemenstudyo.com
Men-E-Men Stüdyo’nın yeni bölümü hazır ve sizi bekliyor. Bu sezon itibarıyla başlattığımız, haftada bir yayın hızımıza yetişemeyenlere ve geriden gelenlere küçük bir hatırlatmamız var en başta.
Men-E-Men Stüdyo’nın yeni bölümü hazır ve sizi bekliyor. Bu sezon itibarıyla başlattığımız, haftada bir yayın hızımıza yetişemeyenlere ve geriden gelenlere küçük bir hatırlatmamız var en başta.
Bu hafta bizi düşündüren konuların başında pandeminin hüküm sürdüğü son 12 ayda değişen iş yeri kavramı vardı. Kabul edelim iş yerinde sadece iş yapmıyoruz. Başka şeyler de oluyor. Hayatın bir parçası orada yaşanıyor. Peki ofis ortamına ihtiyacımız var mı? Bunun üzerine bazı saptamalarda bulunduk.
Ardından gümbür gümbür gelen yepyeni bir konuya geçtik. NFT’ler, yani non-fungible token’lar… Türkçe çevirisiyle değiştirilemez ya da daha da eski bir ifadeyle ikame edilemez dijital varlıkları anlamaya çalıştık. Koleksiyonerlik, dijital sahiplik ve mülkiyet hakları alanında tercih edilen NFT’ler önümüzdeki günlerde gündemde daha da fazla yer alacak.
Sussex Dükü Prens Harry ve karısı oyuncu Meghan Markle’ın Oprah Winfrey’e verdiği sarsıcı röportaj da bu haftanın önemli olayıydı. Konuşmasak olmazdı. Oprah’nın röportaj konusundaki ustalığına değinmeden de edemedik.
En sonda da, ‘80’ler deyince akla ilk gelen ve bugüne kadar yazılmış en büyük pop şarkılarından biri olan parçadan kısa bir bölüm çalarak bu kaydı bitirdik. Bu parçayı ilk çıktığı günlerde dinlememizi sağlayan kasedin mucidi Lou Ottens’e saygı duruşunu ihmal etmeden tabii…
Tanışalım 👉 https://menemenstudyo.com/
Yirmiikinci bölüme ortaokul yıllarında öğrendiğimiz coğrafya ve tarih bilgilerini tazeleyerek başladık. İlkbaharın başlangıç tarihi ile ilgili desteğinize ihtiyacımız var. O konunun işlendiği dersi pek dikkatli dinlememişiz belli ki. 😊